
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’un Sarıyer İlçesi’ndeki Ayazağa Mahallesi’nde sel felaketinden etkilenen vatandaşlarla bir araya geldi. Bakan Kurum, bölgede yürütülecek kentsel dönüşüm çalışmaları için hak sahiplerine iki farklı seçenek sundu. Vatandaşlar, “Yarısı Bizden” kampanyası desteğiyle dönüşüm yapabilecekleri gibi Toplu Konut İdaresi (TOKİ) aracılığıyla da dönüşüm projesinden faydalanabilecek.
Dere Islahları ve Dirençli Şehir Modeli
Sel sonrası bölgede incelemelerde bulunan Bakan Kurum, mağdur vatandaşların taleplerini dinledi. Yapılan koordinasyon toplantısında, Cendere (Kağıthane) Deresi ve Ayazağa Deresi’nin ıslah projelerinin hızla tamamlanması konusunda mutabakat sağlandı. Bu ıslah çalışmalarıyla birlikte bölgede benzer afetlerin yaşanmaması amacıyla dirençli şehir modelinin hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. Bakan Kurum, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı koordinesinde yürütülecek projelerin deprem ve iklim kaynaklı afetlere dayanıklı, sağlam zeminde ve vatandaşların tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olacağını belirtti.
Sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Kurum, “Ayazağa’da selin ardından bölgeyi yerinde inceledik, vatandaşlarımızı dinledik. İlk işimiz, selin izlerini hızla silip hayatı bir an önce normale döndürmek. Bir yandan da aynı tabloyu bir daha yaşamamak için kalıcı adımları atacağız. Bunun için de bölgede dönüşümü vakit kaybetmeden başlatmak istiyoruz. Kentsel Dönüşüm Ofisimizi kuracak, talepleri tek tek alacağız. Dönüşümü isteyen vatandaşımızın yanında olacak, destek verecek, süreci birlikte yürüteceğiz. İstanbul için kentsel dönüşüm artık ertelenebilecek bir mesele değildir” ifadelerini kullandı.
Bakan Kurum, daha önceki bir toplantıda da iklim kaynaklı afetlere dikkat çekerek şehirlerin dirençli hale getirilmesinin mecburiyet olduğunu vurgulamıştı. Dere yataklarının temizlenmesi, ıslah çalışmalarının bakımı ve yağmur suyu drenaj sistemlerinin güçlendirilmesi gibi adımların artık ertelenemez bir sorumluluk olduğunu ifade eden Kurum, merkezi yönetim, yerel yönetimler ve bilim dünyası ile birlikte hareket etmenin önemine değindi.

